Bir firma ile çalışma kararı vermeden evvel yapılan ilk şey, o firmanın özgeçmişine bakmaktır. 1998 senesinden beri edindiğimiz tecrübeler ve internet piyasasında bulunduğumuz konum, kuşkusuz yapacaklarımızın teminatıdır. Fakat önemli olan bir firmanın “öz gelecek” sahibi olup olmadığıdır.
Malatya Web Tasarım Hedefimiz; internet üzerinde en çok para kazanan işletmelerin Doğu Anadolu’dan çıkması ve bu işletmelerin web üzerindeki tanıtımlarının tarafımızdan yapılmasıdır. İşte bu bizim öz geleceğimizdir. Kendi öz geleceklerini inşa etme kararı almış tüm firmalara; web tasarım, web yazalım, sanal tur, logo tasarım konularında hizmet vermekten gurur duyarız.
Malatya Web Tasarım 1998 senesinden bu yana internet üzerinde edindiğimiz deneyim ve tecrübeleri, 2009 yılından beri profesyonel anlamda müşterilerimizle paylaşmaktayız. Malatya Web Tasarım içindeki ve Malatya dışındaki birçok firma ile web alanında yaptığımız çalışmalar neticesinde, Doğu Anadolu bölgesinin en başarılı ve en geniş müşteri portföyüne sahip web tasarım firmasıyız. Bu bağlamda internetin yeni nesil ticaretteki önemini kavrayan işletmeleri de, var olan deneyimlerimizi paylaşmak sureti ile referanslarımız arasına dahil etme arzusu içindeyiz.
Doğu Web İnternet Hizmetleri Manifestosu
• Günü kurtaracak işler yapmayız. Teslim aldığınız işin, piyasada aynı fiyata yapılanlardan en kalitelisi olmasını hedefleriz.
• “Yaptık, bitti; teslim ettik, gitti” mantığı gütmeyiz. Yaptığımız işin Mevla ömür verdikçe arkasında dururuz.
• Memnun olan bir müşterinin neler kazandırabileceğini, memnun edilemeyen her müşterinin neler kaybettirebileceğini biliriz.
• İstekleriniz bizim için önem arz eder. Gerçekten önemi olmayan bir şey bile isteseniz “emir” telakki ederiz.
• Size yararı olmayacak olan internet yatırımlarını yapmamanız konusunda fikir beyan ederiz. Zira sizin olabilecek en az maliyetle, en çok ciroya ulaşmanız bizim ilk hedefimizdir.
• Yapacağımız tüm çalışmaların tamamı bizim eserimizdir. Sağdan soldan kopya ederek iş yapmanın etik olmadığını biliriz.
• Hakkımızın da, haddimizin de farkındayız. Her zaman yaptığımız işin ederini talep ederiz.
İnternette Yoksanız, Piyasada Yoksunuz!
Herhangi bir emtiayı satın almak isteyen kişiler, satıcı firma ve ürün hakkında bilgi toplamak ister. Eskiden eş – dost vasıtası ile yapılan araştırmalar, bugün internet üzerinden gerçekleştirilmektedir. “İnternete gir bak” veya “Yaz Google’a çıksın” cümleleri, yediden yetmişe herkes tarafından kullanılmaktadır.
Sektörünüzün müşterileri ve potansiyel müşterileri de; tıpkı yukarıda anlattığımız kişiler gibi alım –satım işlemlerinden önce derin bir internet araştırması yaparlar. Hatta satın alma işlemi için bazen firmaya gitmeye bile tenezzül etmezler. O halde sizin firmanızın da sanal mecrada var olması gerekir.
Peki firmanız yeni teknoloji ürünü dijital piyasada yerini aldı mı?
Malatya Size Dar Gelmedi mi?
Ülkemiz nüfusunun nerede ise üçte biri Marmara Bölgesi’nde ikamet ediyor. Teknolojinin nimetlerinden en çok faydalanan kişiler bu bölgede yer alıyor. Onlar için internet üzerinden erişimi mümkün olmayan firma güven arz etmiyor. Bir şekilde size ulaşsalar bile “web site” adresinizi sormak, yaptıkları ilk şey oluyor. Derme – çatma yapılan web sitelerinden bir türlü sipariş alınmıyor.
Artık Malatya sınırları dışına çıkıp, cironuzu katlamanın zamanı gelmedi mi? Yukarıdaki sorular kafanızda bir ampul yaktı ise, hemen telefonunuzu elinize alın; 0422 326 44 42 veya 0538 290 98 85 numaralarından birini tuşlayın.
İnsanlığın kullana geldiği en eski yapı malzemelerinden biri olan pomzadan mamul BİMSBLOK’ların faydaları yıllar öncesinden keşfedilmiş ve günümüzde teknoloji ile birlikte hafifliği, yüksek izolasyon etkileri, atmosferik şartlar olağanüstü direnci ile de inşaat sektörünün en gözde yapı malzemeleri haline gelmiştir.
Mabimssan pomzadan mamul hafif yapı elemanlarının faydalarını yapı sektörünün hizmetine sunmak amacıyla 2011 yılında Malatya’da kurulmuştur.
2011 yılında kurulup yeni üretim hattını ve tesislerini tamamlayarak 5000 m2 kapalı ve 13000 m2 açık alana sahip tesislerimizde günlük 30.000 adet üretimiyle sektörün öncü kuruluşlarındandır.
Firmamız sektörel hizmet etkinliklerini, evrensel standartlarda yürüterek ekonomik ve teknolojik gelişmelerin takibinde müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda, kaliteden ödün vermeksizin güvenilir ürünler üretmeyi, bilgiyi uygulamayı amaç edinmiştir.
MABİMSSAN MALATYA BİMS markalı ürünlerimiz başta Malatya ve çevresi olmak üzere Türkiye’ nin dört bir yanında konut, otel, iş merkezi, alış veriş merkezi, fabrika projelerinde, kalitesi, hizmeti ve sınırsız müşteri memnuniyeti ilkesi ile kısa sürede sektörün lider markası haline gelmiştir.
Mabimssan markalı ürünlerimiz karışımın hazırlanmasından paketlemeye kadar yüksek üretim teknolojisi, uzman kadrosu, TSE (EN 771-3) ve CE belgeleri ile, Avrupa standartlarındaki üretimi, sektörün en kapsamlı kalite kontrol ,güncel kalibrasyonlu laboratuarı ve Arge departmanı ile üstün kalitede duvar ve asmolen bloklarını inşaat sektörünün hizmetine sunulmaktadır.
Malatya’nın tarihi, kültürel, turistik, konaklama ve işletmelerin 360 derece sanal tur uygulamaları ayrıca panoramik fotoğraf çekimleri yer almaktadır.
3dmalatya.com olarak asıl amacımız güzel şehrimiz Malatya’mızı size en güzel şekilde tüm mekânlarıyla ve renkleriyle insanlara görsel olarak en uygun fiyat garantisiyle birinci sınıf ekipmanlar ile 3 boyutlu sanal tur uygulamalarıyla tüm Türkiye’ye tanıtmak olarak tanımlayabiliriz.
Unutmayın ki mekânlarınızı tanıtarak güzeller güzeli Malatya’mızın ekonomisine çok büyük bir destek sağladığınız gibi ekonomik olarak gelişip büyüyeceksiniz. Türkiye’nin herhangi bir yerinden veya Malatya yaşayan yerel halkımız mekânlarınızı 3 boyutlu olarak 360 derecelik sanal turlarla gezerek tanıyacak ve tüm ayrıntılarıyla mekânınızı tanıyacaktır.
Malatya her gün üzerine bir şey katarak büyüyen ve gelişen bir şehir olarak her türlü imkânı size sunabilecek olan her türlü mekânlarıyla büyük bir yapılanmaya girmiş her geçen gün üzerine bir şeyler katarak ilerleyen bir şehirdir. Bunların yanında gelişen ekonomisiyle de tüm Türkiye’nin odak noktasına oturmuş bir yerdir. İnsanlar bir yeri gezip görmeden önce o yere sanal olarak istemeleri günümüzün bir gerekliliğidir. Siz de mekân olarak internette yerinizi aldığınız ama gerekli tanıtımı yapamayanlardansanız. Sanal ortamda ki yerinizi görsel öğelerle zenginleştirmenin tam zamanı, 3dmalatya.com olarak bizde size bu görselliği sağlamanızı sağlayacak 3d malatya sanal tur uygulamalarıyla en kaliteli hizmeti sunacağız.
Bu proje size birinci sınıf hizmetin keyfini sürmenizi sağlayacak. Dünya standartlarında sanal tur nasıl hazırlanırmış öncelikle Malatya daha sonra da Tüm Türkiye’ye gösterecek bir hizmettir. Biz alanımızda gelişen teknolojiyi çok yakından takip ettiğimiz için size 360 derece sanal tur konusunda en iyi hizmeti vermekteyiz. Sizde mekânlarınızı tanıtmak istiyorsanız bize bir tık kadar yakındasınız.
Malatya
Malatya İl Tarım Müdürlüğü, İŞKUR ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa olarak ‘Hayvan Bakıcılısı ve Yetiştiricisi’ Kursu düzenlendi. Eğitmen olarak Veteriner Hekim Hakan KEÇECİ’nin görev aldığı kursa 20 kişi katıldı. İl Tarım Müdürlüğümüzün Milli Egemenlik Caddesindeki binasında verilen kursta, önce temel eğitim alan kursiyerlere daha sonra Sultansuyu Tarım İşletmesi Damızlık Süt Hayvancılığı tesislerinde pratik olarak uygulamalı ders verildi.
Konu hakkında bir değerlendirme yapan Malatya İl Tarım Müdürümüz Sayın Hamit AYGÜL “Malatya’da ilk defa Hayvan Bakıcısı ve Yetiştiricisi Kursu düzenlendi. Bu proje çerçevesinde 20 tane hayvan bakıcısının eğitimi devam ediyor. Bugün Sultansuyu Tarım İşletmesi Damızlık Süt Hayvancılığı tesislerinde pratik eğitim veriliyor. Eğitimimiz teoride kalmayıp, daha iyi anlaşılması açısından pratik olarak da verilecektir. Şu anda Malatya’da yaklaşık olarak 15 bin dekar mera alanını özel sektöre kiraladık. Malatya’da bir yıl sonra 10 bin başlık toplam 13 tane işletme kurulacak. Bu işletmelerin hayvan bakıcılarına ihtiyacı olacaktır. Bu sayede bu sektördeki işletmeler kalifiye işçi bulabilecek, aynı zamanda işsiz olan gençlere de iş imkanı sağlanmış olacaktır” dedi
Malatya İnönü Üniversitesi’nde, bilgi teknolojileri altyapısının, kullanımı, eğitimi ve üretimini tüm boyutlarıyla tanıtmak ve ortak politika oluşturmak amaçlarıyla programlanan ”Akademi Bilişim 2011 Konferansı”na başkanlık eden Akgül, bugün sona eren konferansın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İnterneti ”sanayi devrimi” boyutunda köklü bir değişim olarak gördüğünü ifade eden Akgül, ”İnternet eskiden telefon hatlarını kullanıyordu, şimdi ise telefon internet hatlarını kullanıyor. İnsanların zaman ve mekan farkını ortadan kaldırıyor.
Onlara ürün satma şansı tanıyan bir yapıya sahip. Yani satılacak bir ürününüz varsa bunu dünyanın her yanında birilerine satma olanağı ve rekabeti sağlıyor. İnsanlar globalleşen sürede birbiriyle çok hızlı temasa geçiyorlar” dedi.
Tunus ve Mısır’da yaşanan olayların paylaşım siteleri; dolayısıyla internetin gücünü kanıtladığını dile getiren Akgül, şöyle konuştu:
”Çok az insan iyi örgütlü olarak bütün dünyaya ulaşabiliyor. İnternetin içinde olanlar bile ileriyi göremiyorlar. İnternet devrimsel bir değişim. Bu değişim birilerini rahatsız ediyor, onları sıkıntıya sokuyor. İnternette şöyle bir sınıflandırma var; (dinozorlar, göçmenler ve yerliler) ‘dinozorlar’ anlamayanlar, ‘göçmenler’ anlayanlar ancak ayak uyduramayanlar, ‘yerliler’ de bu ortamda doğanlar, onlar çok rahat kullanıyorlar. Bir de, bu değişim etkisiyle konumları sallananlar var
Malatya’nın Battalgazi ilçesi Sulama Birliği Başkanı Ramazan Ak, sulama sıkıntısı çeken 1 ilçe, 3 belde ve 4 köyün beylerderesi Şahnahan bölgesine yapılacak göletle sulama suyuna kavuşacağını bildirdi.
Ak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Battalgazi ilçesinin sulamayla ilgili her yaz sıkıntı çektiğini belirterek, bu sıkıntının 6 ay boYunca Beydağı eteklerinden gelen ve boşa akan akarsuyun yapılacak gölette tutulmasıyla giderilebileceğini kaydetti.
Kurak mevsimde debisi 3 metreküp olan ve bahar aylarında suların çoğalmasıyla 5 metreküpü bulan suyun yıllarca boşa aktığını ifade eden AK, yapılacak göletle yaklaşık 80 bin dönüm arazinin rahatlıkla sulanabileceğini söyledi.
Yapılmasıyla yaklaşık 250-300 bin dönümlük bir araziye fayda sağlayacak olan göletin, kentin önemli geçim kaynağı olan kayısı ve tarım ürünlerinin de kalbi olacağını belirten Ak, şunları kaydetti:
”Burada yapacağımız göleti son damlasına kadar kullanma imkanı yakalayacağız. Fazladan Karakaya Barajı’na dökülen bu suyun memleketimiz tarafından en iyi şekilde kullanılmasını istiyoruz. Ayrıca tarımda sulamada bu bölgede yılda 400 bin lira elektrik tüketiyoruz. Gölet faaliyete geçerse buradan tasarruf edeceğiz. Altyapısıyla, kanallarıyla hazır olan bölgeye yapılacak gölet yaklaşık 10 yıl sonra bu avantajıyla da maliyetini karşılayacaktır.”
Ak, şunları anlattı:
”Beydağı eteklerinden gelerek Karakaya Barajı’na kadar ulaşan akarsuyla, sulama sıkıntısı çeken 1 ilçe, 3 belde ve 4 köy, beylerderesi Şahnahan bölgesine yapılacak göletle sulama suyuna kavuşacak. Bölgenin zemini ve altyapısı gölet yapılaması noktasında çok uygun. Ayrıca akarsularla beslenen bir su olduğu için kaynağı hiç bir zaman tükenmiyor. Devlet Su İşleri Müdürlüğü’nün yapmış olduğu kontrollerde de alanın gölet için uygun olduğu tespit edilmiştir.”
Malatya Hekimhan’da çiftçi olan Halil Rıfat Akyüz, ilçenin Ziraat Odası Başkanlığı seçimlerine hile karıştırıldığını bunun da Kaymakamın bilgisi dahilinde yapıldığını öne sürdü. Hekimhan’daki işyerinin önünde Hekimhanlı çiftçilerle birlikte basın toplantısı düzenleyen Akyüz, çiftçilerin ve muhtarların aldatıldığını öne sürdü.
Pazar günü yapılacak olan Hekimhan Ziraat Odası Başkanlık seçimi öncesinde delege seçimleri sırasında uydurma bir listenin oluşturulduğu ve bazı muhtarların kandırılarak kağıt imzalatıldığı ileri sürüldü.
Bazı muhtarların da destek verdiği basın açıklamada, Oda Başkanlığı seçimlerine esas olacak birinci kademe delege seçimlerinin usulsüz ve düzmece olduğunu ileri süren Akyüz; “Delege seçimlerinde Ziraat Odası’na kayıtlı olan tüm üyelerin oy kullanması için muhtarlıklarda seçim sandığı kurulmalıdır. Ancak çok sayıda köyde seçim sandığı kurulmamıştır ve delegeler düzmece olarak yazılarak muhtarlara imzalatılmıştır. Yani delege seçimi yapılmış gibi gösterilmiştir. Muhtarlarımız aldatılarak sahte evraklar imzalatılmıştır” dedi.
Akyüz bir diğer iddiasında ise sahte olduğunu ileri sürdüğü delege listesine ilçe kaymakamının da onay verdiğini iddia etti.
Hekimhan’da çiftçilik yapan Halil Rıfat Akyüz isimli vatandaş, Hekimhan Ziraat Odası Başkanlık seçimlerine fesat karıştırıldığını ileri sürerek, oluşturulan delege listesinin sahte olduğunu ve bunu ilçe kaymakamının da onayladığını iddia etti.
Buna bağlı olarak aynı listenin seçim kurulu tarafından da onaylanmasının bir suç olduğunu iddia eden Akyüz, “Gerekli birimlere ispatları ile müracaatta bulundum. Ancak her ne hikmetse bu dilekçelerime henüz bir cevap verilmedi. Bu listelere kaymakam ve seçim kurulu da altına imza atıyor. Bu olayda delege seçiminin yasal şekli ile yapılması sorumluluğu mülki idare amirine aittir. Ancak sayın kaymakam görevini kötüye kullanmıştır. Seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılmasında acze düşmüştür. Kaymakamlık makamının güvenilirliğine gölge düşürmüştür. Ben bu konuyu adli makamlara taşıdım ve başta sayın valimize dilekçe verdim. Umarım sayın valimiz bunu ihbar kabul eder ve adı geçen kurumlarla ilgili işlem yapar” dedi.
“ODAYA KAYITLI OLDUĞUM HALDE BENİM İSMİM DE DELEGE LİSTESİNDE YOK”
Hekimhan’da çiftçi olduğunu ve tarım ile uğraştığını resmi belge ile kanıtlamasına rağmen kendisinin bile isminin delege listesinde olmadığını belirten Akyüz, “Elimde Hekimhan Ziraat Odası’na kayıtlı olduğumu gösterir resmi belgem var. Çiftçi kayıt tarihim 2006 yılı. Aldığım tarih ise 2011’in 1. ayı. Ancak benim de seçimlerde yer almam gerekmesi lazım. Ancak seçim kuruluna gönderilen delege listesinde benim ismim yok. Bu da ayrı bir çelişkidir. Ben haksız olduğum hiçbir konuda iddiada bulunmam ancak bu usulsüzlük belgelenmiştir. Bir an önce adaletin yerine gelmesi ve seçim tarihinin iptal edilerek kanun ve tüzüğe göre yapılmasını istiyoruz. Haklarımız geri verilsin” şeklinde iddialarda bulundu.
Akyüz, “Ziraat Odası Başkanı ile görüşmem de kendilerinin delege listesini 2005 yılı baz alınarak çıkardıklarını söyledi. Ancak tüzükte delege seçimlerinin en güncel listeye göre yapılması gerekir ibaresi var. Demek ki odanın kayıtları sadece 205 ile sınırlı. Bu daha büyük bir skandaldır” şeklinde konuştu.
Akyüz ayrıca İlçe Seçim Kurulu’na verilecek olan listelerin belli bir zaman öncesinden verilmesi ve duyurulması gerektiğini ancak bunun da yapılmadığını iddia ederek; “Hekimhan İlçe Seçim Kurulu’nun seçimlerle ilgili olarak tuttuğu raporda, askı süresi 2 gün olarak belirtilmiştir. Ancak listenin 7 gün muhtarlıklarda ve ziraat odasında asılı kalması gerekmektedir. Bu tüzük ve kanun da ihlal edilmiştir” şeklinde konuştu.
Akyüz, eski Ziraat Odaları Başkanlık seçimlerinin de usulsüz yapıldığını iddia etti. Akyüz ayrıca Malatya Hekimhan Ziraat Odası’nda tutulan kararların 2005 yılından sonrasının olmadığı ve bazı çiftçilerden de haksız yere tekrar aidat adı altında para alındığını söyledi.
Tarihi kaynaklara göre Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin’i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatanı olduğu sanılmaktadır Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekte ve tarımı yapılmaktaydı Büyük İskender’in seferleri sırasında kayısı MÖ IV’yy’da Anadolu’ya getirilmiş yetişmesi için uygun iklim ve toprakları Anadolu’da bulunduğundan Anadolu kayısının ikinci vatanı olmuştur MÖ I Yy’da Roma ve Pers savaşları sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce İtalya’ya sonra da Yunanistan’a götürülmüştür İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi uzun yıllar almış 13 Yy’da İspanya ve İngiltere, 17 Yy’da da Fransa ve Amerika’ya da götürülmüştür
Kayısı, coğrafik olarak dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdeniz’e yakın olan ülkelerde Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarına yayılmış ve burada yetişme alanları bulmuştur Dünya yaş kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır Türkiye’yi İspanya, İtalya, birleşik devletler topluluğu, İran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir Bu birinci grup ülkelerin yaş kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir Birinci gruba Fas, Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, takip etmektedir
Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15’inin yapıldığı Türkiye’de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır Bu bölgeler;
Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi
Kars, Iğdır bölgesi
Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya) bölgesi
Marmara Bölgesi
Ege Bölgesi
İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgeler içerisinde Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir Birinci bölgedeki kayısıların çoğunluğu kurutulmakta ve bu bölge dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık % 85-90’ını karşılamaktadır.
Kayısı, derin, iyi geçirgen, iyi havalanan, sıcak ve besin maddelerince zengin, kumlu, tınlı, humuslu toprakları seven bir meyvedir. Ağaçlar kuvvetli, büyük, yayvan taç teşkil eder. 8-10 metreye kadar boylanabilir. Kışı soğuk, yazı sıcak iklimlerin meyvesidir. Yaz aylarında nem oranının düşük olması meyvelerin kalitesi için önemlidir. Kayısılar taze, kurutulmuş veya meyve suyu olarak bütün yıl boyunca tüketilebilen meyvelerdendir. Kayısı yetiştiriciliği uzun vadeli ve pahalı bir yatırımdır. Bu sebeple bahçe kurarken çok iyi planlama yapılmalıdır. Yapılacak hata, toprak, para ve emek israfıdır. Bu nedenle, bahçeler kurulmadan önce Tarım Kuruluşlarıyla sıkı işbirliği yapılarak, çalışmalara başlanılmalıdır.
Bahçe Yerinin Seçimi
-İlkbaharın geç donlarından etkilendiği için ova ve çukur yerlerden ziyade yamaç ve sırtlar tercih edilmelidir.
-Güney, güneydoğu ve güneybatı yönlerine dikilmelidir.
-Irmak kenarlarından, soğuk havaların toplandığı veya sis çöken çukur yerlerden kaçınılmalıdır.
-Kayısı, ağır ve çok nemli killi topraklar hariç olmak üzere derin, geçirgen, iyi havalanan, sıcak ve besin maddelerince zengin, ince dokulu, tınlı veya tınlı-kireçli, humuslu topraklarda en iyi şekilde yetişir.
Dikime Hazırlık
Kayısı bahçesi tesis edilecek arazi ilkbaharda krizma edilerek veya derince birkaç kez alt üst etmek suretiyle işlenir, toprak sonbahara kadar dinlenmeye bırakılır. İmkanlar elverirse arazi tesviye edilmelidir. Yamaç araziler, arazinin meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra bahçe tesisi yapılmalıdır. Ağır topraklarda dönüme 2-3 ton kadar çiftlik gübresi serpilip sürümle toprağa karıştırılmalıdır.
Dikim Şekilleri
Bahçe tesis edilecek yerin şekli, arazinin meyili, ara ziraatı yapılıp yapılmayacağı gibi durumlar göz önüne alınarak dikim şekillerinden biri tatbik edilir. Ayrıca, toprağın verimlilik derecesi, sulama imkanları ve dikilecek kayısı çeşidine göre aralık verilir.
Kare Şeklinde Dikim
En çok kullanılan dikim şeklidir. Bu usulde dikilen ağaçların sıralar arası ve sıra üzeri mesafeler birbirine eşittir. Bu mesafeler 10×10 veya 12×12 metre olarak uygulanmalıdır. Uygulamada ilk sıra, tarla kenarından itibaren bir aralık boyunun yarısı kadar içeriden işaretlenir. Bir aralık boyu 10 m. bırakılacaksa tarla kenarından 5 m. içeriden ilk işaretleme yeri tespit edilir.
Dikdörtgen Şeklinde Dikim
Bu şekilde dikim ara ziraatı yapılmak istenildiğinde tercih edilir. Dikdörtgen şeklinde tesis edilen bahçelerde sıralar arasındaki mesafeler, sıra üzeri mesafelerden daha fazladır. Bu mesafeler toprağın yapısına göre değişmekle beraber ortalama sıra arası 12 m. sıra üzeri 10 m. olarak tesis edilir.
Üçgen Şeklinde Dikim
Üçgen şeklindeki dikim, meyilli ve yamaç araziler için uygundur. Bu usulde bahçe tesis etmek için fidanlar eşkenar üçgenin köşelerine dikilir. Köşeler arasındaki mesafe 8 veya 10 m. olmalıdır.
Fidan Seçimi
-Tercih edilen çeşit ismine doğru olmalıdır.
-Sertifikalı fidanlar dikilmelidir. Bu, ağacın hastalıksız olması için gereklidir.
-Fidanlar bir yaşında olmalıdır.
-Gövde pişkin ve düzgün, gözler iyi teşekkül etmiş olmalıdır.
-Aşı yeri kapanmış, kökleri bol saçak köklü olmalı ve bu saçak kökler dağılmış bulunmalıdır.
-Gövde ve kökler yaralı, bereli olmamalıdır.
-Hastalık ve zararlılardan arındırılmış olmalıdır.
Dikim Zamanı
-Kış soğuklarının fazla olmadığı yerlerde sonbahar dikimi yapılmalıdır. Çünkü;
a)Toprak ve iklim dikime daha uygundur.
b)Kış yağışlarından istifade edip, tutma oranı yüksektir.
c)Erken gelişme sağlanır.
-Mevsim uygun değil, soğuklar fazla ise ilkbahar dikimi yapılmalıdır.
Fidanın Dikilmesi
-Fidan dikilecek çukurlar, sonbaharda yağışlardan önce açılmalı ve havalanması sağlanmalıdır.
-Çukurlar 60 cm. genişliğinde ve 60 cm. derinliğinde olmalıdır.
-Çukurlar açılmadan önce toprak işlenir. Toprak hazırlığı bittikten sonra dikim şekline göre işaretlenir ve işaret yerlerine çakılan kazıkların yerlerinde kalmasına dikkat edilir.
-Dikilecek fidanların çukurları açılırken üstten çıkan toprak bir tarafa, alttan çıkan başka bir tarafa yığılarak birbirine karışmaması sağlanır.
-Dikim yapılmadan önce fidanlara mutlaka dikim budaması yapılmalıdır.
-Dikim budaması, kök ve sürgün budaması şeklinde uygulanır.
-Kök budamasında köklerdeki yara yerleri beyaz ve sağlam dokular meydana çıkıncaya kadar kesilir. Çürük, kırık, bereli yerler ayıklanır. Bir biri üzerine binmiş kökler temizlenir.
-Sürgün budamasında gövde üzerindeki yan dalların tümü dipten kesilir. Fidanın durumuna göre de 80-120 cm. den çoban sopası gibi meyilli olarak kesilir.
-Dikim için ilk olarak fidanın dikileceği yerin 15 cm. kadar uzağına ve çukurun işlenmemiş olan toprak kısmına sonradan fidana destek olacak bir herek dikilir.
-Dikim esnasında dikim tahtası kullanılmalıdır.
-Herek dikildikten sonra çukurun dibine (çukurun üst yüzünden alınmış toprağa 1/3 oranında yanmış çiftlik gübresi karıştırılarak hazırlanan) harçla bir tümsek yapılır. Fidan bu tümsek üzerine yerleştirilir. Üzerine çukurun üst kısmına ait olan gübreli toprak konur. Toprak iyice kökler arasına sıkıştırılır. Çukurun dibinden çıkan diğer toprakla da çukur tamamıyla doldurulur ve bu esnada ayakla hafifçe bastırılır. Dikim tahtası kaldırılıp, fidanın etrafında bir sulama çanağı teşkil edilir. Dikimden hemen sonra bolca can suyu verilir. Çanağın üzerine taze gübre serilerek toprakla kapatılır ve bu suretle kuruması önlenmiş olur.
Dikimde dikkat edilecek en önemli husus;
Aşı yerinin toprak hizasından 2-3 parmak yukarıda bulunacak şekilde dikim yapılmasıdır.
Meyvecilikte devamlı ve kaliteli mahsul alınabilmesi için bahçe bakımlarının tekniğine uygun olarak yapılması gerekir. Kayısı ağacı, yaz aylarında gelecek yılın tomurcuklarını teşekkül ettirmeye başlar. Normal bakım işlerinin yapılmaması, bir sonraki yılın ürününüolumsuz etkilemektedir. Bu nedenle şartlar ne olursa olsun ağacın sağlığı, bahçenin ömrünün uzun, ürünün bol,kaliteli ve sürekli olması için tüm bakım işlemleri tekniğine uygun olarak tam ve zamanında yapılmalıdır.
Toprak İşleme
-Sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe yüzeysel olarak kültüvatör veya küçük bahçe pulluğu ile sürülür.Sürüm imkanı yoksa bel ile işlenir.
-İlkbaharda meyveler fındık büyüklüğüne geldiğinde ve yabancı otların çoğunluğunun çıktığı,yağışların bol olduğu dönemde (Mayıs) sıra araları yine aynı şekilde sürülür ve sulama çanakları ile karıklar hazırlanır.
-Toprak işleme zamanı çok önemli olup,erken toprak işlenmesi yani tam çiçeklenme dönemi sürüm yapılması çiçek ve meyve dökülmesine neden olur.
-Toprak işlenirken ağacın gövdesine ve köklerine zarar verilmemesi için sürüm yüzeysel yapılmalıdır.
-İlkbaharda toprak işlemesi mutlaka, muhtemel don tarihlerinden sonra yapılmalıdır. Çünkü toprak işlemesi yapılmış bahçelerde don zararı, işlenmemiş bahçelerdeki zararaoranla daha fazla olmaktadır.
Budama
-Çoban sopası haline getirilerek (Tepesi 110-120 cm. yükseklikten vurulmuş olarak) dikilen fidanlar,Haziran-Temmuz aylarında 4-5 sürgün bırakılıp diğer sürgünler dipten kesilir.
-İlk dal toprak seviyesinden 50-60 cm. yükseklikte bırakılmalı,bırakılan dallar ayrı yönlerde,geniş açılı ve birbirinden 15-20 cm. mesafede bulunmalıdır.
-Hasat,mücadele ve bakım işlerinin kolay olması için ağaç mümkün olduğu kadar alçaktan taçlandırılmalıdır.Yüksek taçlı kayısı ağaçları güneş yanıklığına maruz kalmaktadır.
-Sis ve saoğuk havanın toplandığı taban arazilerde,dereve çay kenarlarında tesis edilecek bahçeler yüksek (70-80 cm) taçlandırılmalıdır.
-İlk 2-3 yılda şekil budaması yapılarak şeklini almış ağaçlarda ilerleyen yıllarda budama pek fazla yapılmaz.
-Şiddetli budamalarda ağaç zamk çıkarır ve gelişemez.Bu yüzden sonbaharda ilaçlama öncesi yapraklar dökülmeden önce kuru dalların ve üst üste gelen gereksiz dalların ayıklanması en uygun budama şeklidir.
-Budamadan sonra yara yerleri mutlaka aşı macunu ile kapatılmalıdır.Budama yapılırken tırnak bırakmadan dipten kesmeye dikkat edilmelidir.
Sulama
-Toprak yapısına,yağış durumuna göre değişmekle beraber yaz içerisinde Malatya bölgesinde 3-5 defa sulama yapılmalıdır.Bu sulamaların zamanları;
• Birinci sulama çağala devresinde,
• İkinci sulama hasattan 15 gün önce,
• Üçüncü sulama hasattan hemen sonra,
• Dördüncü sulama Ağustos ayında,
• Beşinci sulama Eylül ayında yapılmalıdır.
-Ağacın sağlığı için suyun ağaç gövdesine değmemesine dikkat edilmelidir.
-Sulama sabahın erken saatlerinde veya akşam,gece yapılmalıdır.
-Suyun dengesiz verilmesi meyvelerde çatlamalara,dökülmelere ve kalite bozukluğuna yol açar.Ağır topraklarda suyun göllenip,zamklaşma ve kök çürüklüğü gibi hastalıklara yo açmaması için sulama suyunun kontrollü verilmesi gereklidir.
-Ağacın kök boğazı çevresine 50 cm kadar yarıçaplı küçük bir çanak,ağaç tacı izdüşümü genişliğinde ikinci bir çanak açılır ve su bu iki çanağın arasına verilir.
Gübreleme
-En uygun gübreleme toprak ve yaprak analizi sonucu elde edilen bilgilere göre yapılan gübrelemedir.Bu nedenle 2-3 yılda bir toprak tahlili yapılmalıdır.
-2-3 yılda bir sonbahardadekara 2-3 ton yanmış çiftlik gübresi (Hayvan Gübresi) verilmelidir. Çünkü hayvan gübresi toprağın havalanmasını,su tutmasını ve topraktaki küçük canlıların faaliyetlerini olumlu yönde etkiler ve toprağın verimliliğini artırır. Gübrenin yanmış olması özellikle gereklidir. Gübre verildikten sonra toprağa karıştırılmalıdır.
-Ticari gübre kullanımı da yine analiz sonucuna göre eksik bitki besin maddelerinin karşılanması amacıyla yapılmalıdır.
-Azotlu gübre kullanımında kullanılacak gübre miktarının yarısı Şubat-Mart aylarında,diğer yarısı da Mayıs-Haziran aylarında verilmeli,kullanılan gübre tırmık veya çapa ile toprağa hafifçe karıştırılmalıdır.
-Fosforlu gübreler erken ilkbahar veya sonbaharda verilmeli,ağaç taç izdüşümündeki daire çevresine 15-20 cm. derinlikte ve 15-20 cm. genişliğinde açılacak hendeğe verilmeli ve üzeri kapatılmalıdır.
Kayısı ihtiva organik ve anorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahip bir meyvedir. Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitamin A.B.B2, C,E,P, PP, Folik asit, az miktarda K20, C03, P205, CO, daha az miktarda Na20, Ca0, mg0, Fe03, C1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve Cu içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için elzemdir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük vitamin A tüketiminin 1/3′ünü karşılayabilir. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yolaçar. Potasyum yetersizliğinde glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.
Malatya, tabiî güzellikler, görülmeye değer târihî eserler, kaplıcalar ve meyve bahçeleri ile zengin bir ilimizdir. Târihî eserlerin büyük kısmı yıkık vaziyettedir.
Ulu Câmi: Battalgâzi ilçesindedir. 1224’te Birinci Alâeddîn Keykubâd zamânında Mansur bin Yâkub yaptırmıştır. Anadolu’da ilk yapılan câmilerdendir. 1903 ve 1966’da tâmir görmüştür. Kapı kemeri, büyük kubbe ve kasnağındaki işlemeli taş oyma motifleri ile dikkati çeker. Tek minârelidir. Ahşap minberi Ankara Etnoğrafya müzesindedir.
Akminâre Câmii: Battalgâzi ilçesinde kale surlarının dışında Derme Deresi kıyısındadır. 1573’te Hikmet bin Zaim Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Tek kubbeli ve tek minâreli tipik Osmanlı câmilerindendir.
Abdüsselam Câmii: Yazıhan ilçesinin Fethiye köyündedir. Mustafa Paşa bin Abdüsselam tarafından 1566’da yaptırılmıştır. Tek minâreli ve beş kubbeli bir câmidir.
Ulu Câmi: Arapgir ilçesindedir. On dördüncü asırda yapıldığı tahmin edilmektedir. Minâresizdir. Cam taç kapısındaki süsler çok güzeldir.
Câfer Paşa Câmii: Arapgir ilçesinde Osman Paşa Mahallesindedir. On dördüncü asırda yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Câfer Paşa tarafından 1694’te tâmir ettirildiği için bu isimle anılmaktadır. Ahşap minberin işlemeleri çok güzeldir.
Köprülü Mehmed Paşa Câmii: Hekimhan ilçesindedir. 1661 senesinde yaptırılmıştır. Tek kubbe ve minâreli tipik Osmanlı câmilerindendir.
Şahâbıyye-i Kübrâ Medresesi: Battalgâzi ilçesindedir. On dördüncü asırda Emir Şahâbeddîn Hızır tarafından yaptırılmıştır. Taç kapının sağ kanadı, türbe ve ana eyvan günümüze kadar gelebilmiştir.
Kırkgöz Köprüsü: Yazıhan, ilçesinde Sinanlı köyünde Tahma Çayı üstündedir. 220 m uzunluğunda 4 m genişliğindedir. Köprünün en önemli özelliği düz bir çizgi biçiminde kırıklar verilerek yapılmış olmasıdır. Ne zaman yapıldığı kesin olarak belli değildir. Bu köprü, şu anda Karakaya Baraj Gölü altında kalmıştır. Yerine büyük demiryolu ve karayolu ulaşımının sağlandığı köprü yapılmıştır.
Şeyh Hamîd-i Velî Zâviyesi: Dârende ilçesindedir. Tohma Çayı kıyısındadır. Önceleri dergah olan yapı, sonradan câmi ve türbeye çevrilmiştir. Türbede Şeyh Hamîd-i Velî ve oğlu Halil Tayyibî’ye âit olduğu söylenen kabirler vardır. Hamîd-i Velî’nin kabri olduğu söylenen bir türbe de Aksaray ilindedir.
Eski eserler: Hitit Sarayı, Aslantepe’de M.Ö. 13. asırdan kalmadır. Aslantepe’den çıkan eserler İstanbul, Ankara ve Malatya Arkeoloji müzelerindedir. Aslantepe, arkeolojik bir merkezdir. Mansuroğlu Hacı Mehmed tarafından yaptırılan târihî câmi, Venk’te kilise, İn Deresinde mağaralar, eski yol üzerinde han kalıntısı, geyik şekilleri ile süslü mozayik havuz vardır. Yedi kültür tabakasına rastlanmıştır.
Malatya Kalesi: Bugünkü Battalgâzi ilçesindedir. Roma İmparatoru Titus yaptırmıştır. Danişmend Emiri Gâzi Taylı ve Selçuklu Sultanı İkinci Kılıçarslan tâmir ettirmiştir. 94 kulesi ve burcu vardır. Yüksekliği 20 m olan iki surla çevrilidir. Dârende (Zengibar), Doğanşehir ve Arapkir kaleleri târihî eserlerdir.
Höyükler: Câfer, Değirmendere, İmamoğlu, Gelinciktepe ve Fethiye höyüklerinde eski eserler bulunmuştur. Câferhöyükte bulunan 4 heykelcik en eski eserler olarak kabul edilmektedir ve M.Ö. 7000 sene önceye âittir. Dokuz bin senelik bu eserler Malatya müzesindedir.
Malatya Arkeoloji müzesi: Müzede bölgede yapılan kazılarda bulunan Neolotik, Eski Tunç, Hitit, Roma ve Selçuklu devirlerine âit eserler sergilenmektedir. Asur ticâret kolonilerine âit Seramikler ve Hititlere âit ağırlık taşları, Romalılara âit toprak heykeller, Bizans seramik ve Selçuklu çinileri vardır.
Aslan taşlar: Dârende yakınındadır. İki âdet aslan taş heykeli Yeniköy eteklerindedir.
Mağaralar: Onar, Ansur (Buzluk köyü), Orman Sırtı köyündedir. Târih öncesi çağlara âittir.
Mesîre yerleri:
Malatya’da çok sayıda kaynak, çay, dere ve meyve bahçeleri gezi dinlenme ve mesîre yeri olarak halkın rağbet ettiği yerlerdir. Başlıcaları şunlardır:
Horata Subaşı: İl merkezine 5 km mesâfede bir dinlenme yeridir. Beydağı’nın eteklerinde bir dere yatağının kıyısındadır. Çevresi söğüt ağaçları ile kaplıdır.
Gündüzbey Subaşı: İl merkezine 18 km uzaklıktaki Derme Deresinin kaynağı olan bir dinlenme yeridir. Söğüt ve meyve ağaçları ile kaplıdır.
Sürgü Pınarbaşı: Sürgü Çayının kaynağı olan bir dinlenme yeridir. İl merkezine 70 km uzaklıktadır. Kaynak yeri küçük bir göl durumundadır. Yer yer kavak ağaçları ile kaplıdır.
Takas Pınarbaşı: Sürgü Pınarbaşına yakın bir yerde bir dinlenme yeridir. Kavak ağaçları ile kaplı bir vâdidir.
Tecde Bahçeleri: İl merkezi yakınında yeşillikler içinde çok güzel bir mesîre yeridir. Kavak, söğüt ve meyve ağaçları ile kaplıdır. Burada önceden küçük bir baraj gölü de vardı.
İçme ve kaplıcalar:
Malatya’da içme ve kaplıcalar yok denecek kadar azdır. Yöre halkı tarafından kullanılan şifâlı su kaynaklarının bâzıları şunlardır:
Aşağı İspendere Ilıcası: Çolaklı bucağına bağlı Bulutlu köyündedir. İl merkezine 20 km mesâfede olan bu kaplıcada banyo ve konaklama tesisleri mevcuttur. İçme kürleri, mîde, karaciğer, safra yolları ve barsak hastalıklarına, banyo kürleri ise nevralji, nefrit ve cilt hastalıklarına iyi gelir
Malatya’nın cadde ve sokaklarında düzenleme çalışmaları yapıldığını belirten Park ve Bahçeler Müdürü Hakan Yılmaz, caddelere otomatik sulama ve dekoratif aydınlatma sistemlerinin monte edileceğini, yapılan çalışmalarla Malatya’nın çehresinin değişeceğini söyledi.